Wednesday, April 6, 2011

Bir blogum oldugunu unutmustum. Aslinda yazacak ne cok sey  vardi...

Wednesday, April 29, 2009

Uzun Ara


Ne kadar uzun zaman olmus yazmayali. Bu uzak kaldigim donemde yasadigim sehri degistirdim. Hic evde duramadigim icin internet baglatamadim. Bu yuzden blogu ihmal etmek zorunda kaldim. Askin buyusune kapilip yazamadigimi dusunen arkadaslar yanildilar yani:)

Onumuzdeki haftalarda uzun bir seyahat programim oldugundan yine uzunca bir sure yazabilecegimi sanmiyorum. Belki blogu kapatmayi bile dusunebilirim.

Son olarak merak eden, arayan, soran tum arkadaslara tesekkur ediyorum. Yeniden bulusmak dilegiyle:)))

Sunday, March 22, 2009

Ask, Uzak Dur Benden


Birinden cok fena etkilendim. Hic beklemedigim anda yakalandim. Cok saskinim...

Sunday, March 15, 2009

Crazy Home Party

Haftasonu denize girme planlarim yagmur yuzunden suya dusunce, evde oturup kocaman bir kase patlamis misirla yata yata film izlerim diye plan yaptim. Bu plani da bir arkadasimin (paolo) beni ev partisine davet etmesi ve cok israr etmesi uzerine iptal ettim.

Parti bize 2 saat uzakliktaki bir sehirdeymis. Bunu son dakika da ogrendigimden, once gidip gitmemek konusunda tereddut etsem de, paolo arkadasinin cok guzel partiler hazirladigini, cok eglenecegimizi soyleyince ona inanip gittim.

Daha eve girer girmez cok ilginc seylerle karsilasacagimi anladim. Kapida elimize bir program verdiler. 11-12 arasi bira, dans, 12-1 arasi viski, dans, jason'in show'u, 1-2 arasi tekila, dans, betty'nin show'u falan yaziyor. Bu nasil parti, programla mi eglenecegiz dedim saskin saskin.

Aldik programi elimize birayla basladik. Bu arada paolo sadece ev sahibini taniyor, ben de sadece paolo'yu taniyorum. Partidekilerin cogu ingilizdi. Zaten ingilizlerden pek hoslanmadigimdan daha yarim saat olmadan sikilmaya basladim. Arabam olsa birakip gidecektim. Paolo'ya da hadi gidelim diyemedim, onun keyfi yerindeydi. Bir kac italyan varmis, onlarla tanisinca ben de biraz eglenmeye basladim. Iclerinden biri hem komik, hem yakisikliydi:)

Saat 1 de jason'in show'u basliyor dediler. Merakli merakli bakiyorum nasil bir show diye. Adam ya dans edecek, ya sarki soyleyecek falan saniyorum. Adam cikti masanin uzerine streptease yapmaya basladi. O anda anladim ki programda adi gecenler soyunuyor:).

Adam uzerindekileri cikardikca millet deli gibi alkisliyor, zaten herkes zil zurna sarhos. Ben bu partinin sonu nereye gidecek diye kaygili gozlerle showu izliyorum:)) Neyse ki adam sarhos olmasina ragmen cesur degilmis, tamamen soyunmadi.

1 saat sonra betty'nin show'u basliyor dediler. Ben paolo'ya yalvarmaya basladim hadi gidelim diye. Yok diyor bunu izleyelim, sonra gideriz. Anahtari ver ben giderim, sen kal diyorum kabul etmiyor. O saatte taksi bulmamin imkani yok. Mecburen Paolo'nun show'u izlemesini bekledim. Kiz adamdan daha cesur ve daha sarhostu, tezahuratlar esliginde show'unu tamamladi. Paolo'da gitmeye ikna oldu.

Ikna oldu olmasina ama adam sarhos, arabaya biner binmez sizdi, arabanin gps'i yok, ben imkansiz gps'siz yol bulamam. Yolda karsima cikan ilk otele cektim arabayi. Paolo'ya kalk diyorum kalkmiyor. Biraktim onu arabanin icinde, ben oteldeyim diye not yazdim, girdim otele yattim.

Sabah kalkar kalkmaz arabaya gittim, adam hala arabada uyuyor. Kaldirdim, 20 bardak kahve icti, yola ciktik. Yol boyunca paolo'nun beynini yedim. Bu gunun sonunda, tanimadigim insanlarin partisine gitmeme karari aldim. Peki bu kararimi uygulayacak miyim, tabii ki hayir:))

Thursday, March 12, 2009

Taciz

Uludag universitesinde yapilan bir arastirmaya gore kiz ogrencilerin %86.9 unun kampus icinde cinsel tacize ugradigi tespit edilmis. Bu demek oluyor ki universiteye giden her 10 kizdan 9 u cinsel tacize maruz kaliyor. Ogrencilerin %15.3'unun kampus icindeki ogrenciler tarafindan, 3.6'sinin yakin arkadasi tarafindan, 54.3'unun kampus icinde calisanlar, sofor, memur ve kampuse girip cikan vatandaslar tarafindan, 2.3'unun hocalarindan, 24.6'sinin ise hepsinden cinsel tacize ugradigi belirtilmis. Hocalari tarafindan tacize ugrayanlara neden sikayet etmedikleri sorulmus, mezun olma sansim yok demisler.

Tacize ugrayanlarin yarisindan cogunun kampuse girip cikanlar tarafindan taciz edilmesi bana cok ilginc geldi. Demek ki kampus icine ogrencilerden baska kimseyi almasalar taciz orani %17.6'ya dusecek.


Taciz edenin degil taciz edilenin utandigi ve suclandigi bir ulkede bu istatistik cok sasirtici degil aslinda. Tecavuz sirasinda kot pantolon giyip tecavuzcuyu zor durumda biraktigi icin, 14 yasinda 80 yasindaki adam tarafindan taciz edilip ruh sagligi yerinde olduguna dair rapor cikartildigi icin, mini etek giyip erkegi tahrik ettigi icin kadinin suclandigi bu topluma bu sayi az bile.

Kadinlar ugradiklari tacizi soylemedikce taciz edilmeye devam edecekler. Sadece okullarda degil, yolda yururken, otobuste, sahilde guneslenirken, yasadiklari her mekanda tacize ugramaya mahkum olacaklar. Tabi kadinlarin bunu itiraf edebilmesi icin onlari koruyan, kollayan birimlerin ve yasalarin olmasi lazim ilk once. Turkiye'nin o gunleri gorebilmesini umuyorum...

Wednesday, March 11, 2009

Ey Gunes Erken Dog!!!


Gun baslamadan calismaya basliyorum. Isyerine geldikten 1 saat sonra gunes doguyor. Saat 8 de aydinlanir mi hava?

Yaz saati uygulamasini halen anlayabilmis degilim. Zaten kis saatine geceli 3 ay olmamis miydi?

Monday, March 9, 2009

Gec Kalmis Kadinlar Gunu Yazisi


Bloglarda ki kadinlar gunu yazilarini okuyunca sinirlendim biraz. Anneler gununu sacma bulanlari anlarim, sevgililer gununu veya babalar gununu de anlarim. Ama kadinlar gununu, 1 gun mu sadece kadinlar gunu diye degerlendirerek kucumseyenleri anlamam mumkun degil.

40.000 dokuma iscisi kadinin sadece daha iyi calisma kosullari istiyorlar diye polis tarafindan tartaklanmasi, fabrikaya kilitlenmesi ve cikan yangindan kurtulamamasi sonucu 129 kadinin olmesi uzerine, o kadinlar anisina kadinlar gunu kutlanmaktadir. Bunu anne baba sevgili gunleriyle bir tutmak ve onemsizlestirmek bilgisizlikten kaynaklaniyor olsa gerek. Insanlarin bu gunu yanlis algilama ve kutlama sekilleri olmasi, bu gunun onemsiz olmasi icin bir sebep degildir. Cumhuriyet bayrami ve adini hatirlamadigim bilimum bayramlari coskuyla kutlayanlarin kadinlar gununu basitlestirmesi uzucu. Bir gunun oneminin olmasi icin milli degerleri mi olmali?

Tuesday, March 3, 2009

Is Kazasi


Bugun bir arkadasima gitmek icin kosa kosa isyerinden cikmaya hazirlanirken, yerleri silip, kaygan zemin isaretini koymayan cok degerli temizlik gorevlisi yuzunden ayagim kaydi ve artistik hareketlerle havada 2-3 takla atarak yere dustum (evet takla kismi abarti).

Darligi yuzunden minik minik adimlar atmama sebep olan elbisemde dogal yirtmac olustu bu kaza sonrasinda. Ama fazla derin bir yirtmac oldugu icin bir kac yerinden zimbayla kapatmak suretiyle hastaneye gidilebilir hale getirdik. Ben iyiyim, bir seyim yok diye cirpinsam da hastaneye goturduler zorla.

Doktor, hafif ezikler disinda bir sorun olmadigini soyleyince arkadasima gittim. Orada hicbir sey olmamis gibi yemegimi yedim ve eve dondum.

Eve geldigimde farkettim ki bacagimin arkasinda kocaman bir morluk var. Nereye carptim nasil oldu hicbir fikrim yok. Bu morluk uzun sure gecmeyecek ve uzun sure elbise ve etek giyemeyecekmisim gibime geliyor. Havalar da sicak, pantolona ne kadar sure tahammul ederim bilemiyorum. Tahammul edemezsem makyajla morluklari kapatip elbiselerimi giymeyi planliyorum.

Bacagimda bir sorun var mi acaba diye dusunmek yerine, ne kadar zaman elbise giyemem acaba diye dusundugum icin kendimi esefle kiniyorum:)

Thursday, February 26, 2009

Tartisabildiklerimizden misiniz?


Konfucyus'un bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamayacagi teorisine her zaman karsi cikmisimdir. Insanlarin yasadiklarindan ve gorduklerinden fikir sahibi olabilecegini savundum hep. Ama bazi ornekler var ki sahip olduklari az bilgilerle fikirlerini destekleyemeyince ortaya vahim manzaralar cikabiliyor. Dogmatik bilgilerle dolu olan beyinleriyle bir fikre saplanip kalmis bu tipler, karsi fikir sahibi insanlari kabul edemiyor ve varligindan rahatsizlik duyuyor. Normal bir birey gibi gorup karsit fikrinizi belirttiginizde size verilen tepkiden karsinizdakinin kalitesini anliyorsunuz ama anladiginizda biraz gec kalmis oluyorsunuz. Sevgili pilli cadi'yi bir keresinde elestirmistim yaptigi bir yorumdan dogan sonuclardan oturu. Simdi onu o kadar iyi anliyorum ki. O bana cok kibar bir yanit vermisti, simdi o elestirimden oturu ondan ozur diliyorum. Kisinin basina gelmeyince durumu idrak edemiyormus.

Burada bir cok insan beni tanimiyor, hakkimda bilgi sahibi degil. Ama bloglara yaptigim yorumlardan tarzimi bilenler vardir. Kimseyi incitmek, kirmak ya da karalamak adina yorum yapmam. Begenmedigim, katilmadigim fikirlere de karsilik vermekten cekinmem. Sevgili Altug'un bazi yazilarini acimasizca elestirdim. O da bana kendi fikirlerini sundu. Her zaman kibar, her zaman seviyeli. Bir cok konuda hemfikir olmamamiza ragmen cok guzel tartismalar yaptik. Onemli olan birbirimize fikrimizi empoze etmek degildi, onemli olan bilgilerimizi, fikirlerimizi paylasmakti. Ayni sey sevgili Korhan icin de gecerli. Ozellikle Korhan'la tamamen zit fikirlere sahip olmamiza ragmen ikimizde acimasiz elestirilerle fikir paylasiminda bulunduk. Benim onunla, ya da onun benimle ayni fikirde olmamasi birbirimize hakaret etmemizi gerektirmedi. Sevgili cesetizlerini de elestirdim bazi zamanlar. Hicbir zaman bana kaba cevaplar vermedi. Hepsi anlatmak istedigim seyi anlamaya calisti en azindan.

Bir insanla anlasmak icin ayni fikirlere sahip olmak zorunda degiliz. Farkli fikirlerde insanlarla farkli paylasimlar yasamak ayni fikri paylasanlarla yasadiginiz paylasimlardan daha guzeldir. Ama karsinizdakinin de bir derinligi, sohbet edebilme ve anlayabilme yetisi, elestiriye acik olma kabiliyeti olmasi lazim bu lezzeti alabilmek icin. Yoksa zaman kaybindan ve hala boyle insanlar var mi diye uzulmekten baska elinize birsey gecmiyor.

Wednesday, February 25, 2009

Sevdigim Bloglar


Sevgili sRkn sevdigi bloglarin icine beni de katmis. Yazisini cok onceden gormeme ragmen, bu ara icinde bulundugum yogunluktan dolayi bir turlu cevap yazamadim.

Benim en sevdigim bloglara gelince:

Kutup Zencisi: Kelimelerle dansetmesini, flortlesmesini, hikayelerini seviyorum.

Korhan: Onunla tartismayi ve yazilarini okumayi seviyorum.

Babegazelle: Ictenligini, samimiligini seviyorum.

Pilli cadi: Her yazisini, inislerini, cikislarini zevkle okuyorum.

Godsyndrome: En cok cocukluk hatiralarini sevsem de tum yazilarini zevkle okuyorum.

Siminya: Her yazisinda saskinlik, hayret, dehset ve kahkaha kriziyle kendimden geciyorum.

a dying wish: ilginc bir insan oldugu icin okuyorum:))